Victoria Borodinova/Pexels

Bebek ve Çocuklarda Susuzluk (Dehidrasyon)

0 Shares
0
0
0

Dehidrasyon, yani susuzluk bebek ya da çocuğun vücudu çok su kaybettiğinde gerçekleşir. İnsan bedeninin büyük bölümünün sudan oluştuğu düşünüldüğünde bu ciddi bir durumdur.

Yazımızda bebek ve çocuklarda dehidrasyonu anlattık. Nasıl olur? Belirtileri nelerdir? Çocukta susuzluktan şüphe duyulursa ne yapmak gerekir?

 

Bebeklerde Susuzluk (Dehidrasyon) Nedir?

Susuzluk yani dehidrasyon, bebeğin bedeninin işlevlerine devam etmesi için gereken miktarda sıvıdan yoksun olmasıdır.

Bedende yeterli miktarda su bulunması hayati önem taşır.

Bebeğin vücudunun yaklaşık yüzde 75’i sudan oluşur. Su, her hücrenin en önemli bileşenidir.

Su,

  • beden ısısının kontrolü,
  • organ ve doku sağlığının sağlanması,
  • besleyici öğelerin hücrelere taşınması açısından hayati önem taşır.

Bir çocuk her gün idrar, bağırsak hareketi, terleme, ağlama ve hatta nefes alma yoluyla su kaybeder. Her su içtiğinde ya da yemek yediğinde de bedenin su ihtiyacını gidermeye çalışır. Yani vücuttan su atımı ile vücuda su alımı arasında bir denge vardır.

Farklı durumlar vücuttan su atılması ile yeniden vücuda su alımı arasındaki dengeyi bozar.

Örneğin kusma ve ishal.

Vücut bu gibi durumlarda hızla su kaybeder. Kaybedilen suyu genellikle aynı hızda geri koyamayız. İşte bu noktada dehidrasyon oluşabilir.

Dehidrasyon vücut fonksiyonlarını
etkileyen ciddi bir durumdur.

Bir çocukta ciddi oranda susuzluk meydana gelirse, sadece su içerek ya da beslenerek vücut için gereken suyu yerine koyamayabilir.

Bu gibi vakalarda hastaneye başvurmak gerekir.

Bebeklerde Susuzluk (Dehidrasyon) Tipleri

Verywellfamily uzmanlarının da belirttiği gibi bebeklerde susuzluk sadece vücuttaki su seviyesi ile ilgili olmayabiliyor. Bedenin elektrolitlere, yani sıvı dengesini sağlamaya yardımcı tuz gibi minerallere de ihtiyacı var.

Elektrolitler,

  • Kanda ve hücrelerde bulunan
  • Suda çözündükleri zaman küçük ve elektrik yüklü partiküller olan iyonlara bölünen minerallerdir.
  • Vücut sıvılarını dengelerler.

Dehidrasyonun 3 ana tipi vardır:

Hipertonik ya da hipernatremik: Su kaybını anlatır.
Hipotonik ya da hiponatremik: Vücuttaki tuzların yetersizliğini anlatır.
İzotonik ya da izonatremik: Hem su hem de elektrolitlerin düşük seviyelerde olmasını anlatır.

 

Bebeklerde Susuzluk Belirtileri Nelerdir?

Bebeklerde susuzluk belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Kuru dil ve dudaklar
  • Ağlarken gözyaşı olmaması
  • Yenidoğan bebeklerin günde 6’dan daha az bez ıslatması
  • Yenidoğandan büyük bebeklerin son 8 saat içinde hiç çiş yapmaması
  • Yenidoğan bebeğin bıngıldağının içeri çökmesi
  • Gözlerin göz çukurlarına çökmesi
  • Cildin kuru ve kırışık olması
  • Derin ve hızlı nefes alışverişi
  • Soğuk ve kızarık el ve ayaklar

Bebekler hızla susuz kalabilir.

Özellikle

  • bebek hasta olduğunda,
  • havalar çok sıcak hale geldiğinde ya da
  • bebek beslenme zorluğu çektiğinde (diş çıkarma, emzirme sorunları vs. olduğunda) yukarıdaki belirtilerin varlığına dikkat edin.

 

Susuzluğun (Dehidrasyonun) Sebepleri Nelerdir?

Susuzluğun pek çok nedeni olabilir.

Her yaşta görülebilmesine karşın en çok küçük çocuklarda rastlanır.

Uzmanlar bunun bir nedenini çocukların bedeninde daha fazla miktarda su bulunmasına bağlar. Özellikle yenidoğan bebeklerin bedenindeki su miktarı yüzde 78 veya daha fazla olabilir. Ayrıca bebeklerin bedeni, suyu daha hızlı kullanır.

Bebeklerin susuzluk yaşamasının ardındaki bazı sebepleri aşağıda bulacaksınız:

Emzirme konuları: Anne sütüyle beslenen bebekler memeyi doğru kavrayamadıkları için susuz kalabilir. Ya da annenin süt miktarı veya süt kaynağı ile ilgili bir konu olabilir.

Biberonla beslenme: Biberonla beslenen bebekler de susuzluk yaşayabilir. 1) Bebek yeterince sık beslenmiyor olabilir. 2) Bebek her beslenmede alması gereken formül mama ya da sağılmış sütü içmiyor olabilir.

İshal: İshal durumunda çocuk, her bağırsak hareketinde su kaybeder. Ve bazen su kaybı yüksek olur.

Ateş: Çocuğun beden ısısındaki artış yüksek miktarlarda sıvı kaybına yol açabilir. Ayrıca bebek ve çocuklar ateş durumunda yeterli oranda beslenmekte zorlanabilir.

Uzun süre sıcağa maruz kalmak: Yüksek sıcaklıklar, aşırı nem ya da öğle sıcağında uzun süre dışarıda kalmak terlemeye ve bebeğin teni yoluyla sıvı kaybına yol açabilir.

Yemek yemeyi reddetmek: Bebekler ağrı ve acı hissettiklerinde beslenmeyi reddeder. Burun tıkanıklığı, kulak veya boğaz ağrısı bebeğin emme ve yutma fonksiyonlarını etkileyebilir. Bebek ve çocuklarda iştahsızlık yazımızda detaylı bilgiyi bulabilirsiniz.

Kusma: Kusma vücudun ihtiyaç duyduğu önemli sıvıların kaybı anlamına gelebilir. Özellikle tekrar eden kusmalarda bebek hızla susuzluk yaşayabilir.

Yenidoğan ve küçük bebeklerde susuzluk, genellikle gün boyu kaybedilen sıvının yerine yeteri kadar sıvı koyulmamasından gelir.

Daha büyük bebek ve çocuklarda sıvı kaybının nedeni daha çok hastalık durumlarından kaynaklanır.

 

Doktora Ne Zaman Gitmek Gerekir?

Susuzluk (dehidrasyon) oldukça ciddi bir sağlık sorunudur. Bu nedenle doktora hiç vakit kaybetmeden gitmek gerekir. Peki ne zaman?

  • Bebekte yukarıda sıraladığımız susuzluk belirtilerinden herhangi birini gördüğünüz anda.
  • Bebekte artan kusma veya ishal durumu varsa.
  • Bebek son 8 saat içinde çiş yapmadıysa ya da bez ıslatmadıysa
  • Bebek uyuşuk bir haldeyse (daha fazla uyuyorsa ve aktif değilse)

 

Susuz Kalan Bebeğe Evde Nasıl
Yardım Edebilirim?

Bebeğe, yaşadığı susuzluğa bağlı olarak en doğru müdahaleyi konusunda uzman doktorlar yapar.

Peki uzman müdahalesinin ardından siz evde neler yapabilirsiniz?

  • Öncelikle doktorun önerdiği beslenme şeklini uygulayın.
  • Doktor vermedikçe 2 yaşın altındaki bir çocuğa asla reçetesiz ilaç vermeyin.
  • Çocuğu su içmesi konusunda teşvik edin (şekerli meyve suları ve şekerli diğer içecekler sağlık açısından çocuğu desteklemez. Aksine ishal durumunu tetikleyebilir.)
  • Emziriyorsanız, normal düzeninizde emzirmeye devam edin.
  • Doktorun vermesi durumunda elektrolit çözeltiler destekleyici olabilir.
  • Katı gıdaya geçmiş olan çocuğunuzun yemeğini ve içeceğini yavaş yavaş artırın.
  • Çocuğun bol bol dinlenmesi için ortam yaratın.
  • Çocuğun ateşi olması ya da susuzluk belirtilerinin devam etmesi durumunda vakit kaybetmeden mutlaka doktorunuza danışın.

Dehidrasyon (Susuzluk) Hakkında
Doktora Sorulması Gereken Sorular

Hastane ya da doktor ziyaretlerinde ebeveynler genellikle sorulması gereken soruları sormayı unutur. O telaş ve kaygı içinde bazı konular insanın aklına bile gelmeyebilir.

Aşağıda sizin için doktorunuza sorabileceğiniz soruları derledik.

  • Çocuğum ne zaman daha iyi hissetmeye başlayacak?
  • Çocuğum ilaçları nasıl ve ne süreyle kullanacak? (İlaç verilmesi durumunda)
  • Çocuğu kontrole getirmem gerekiyor mu?
  • Çocuğu kreşe götürebilir miyim?
  • Çocuğun uzak durmasıgereken aktiviteler hangileri?
  • Çocuğun yemesi ya da uzak durması gereken besinler ile içecekler hangileri?
  • Çocuğun ağrı ve ateşi olması durumunda hangi ilaçları kullanması uygun olur?
  • Hangi durumlarda sizi acilen aramamız gerekir?

 

Susuzluk (Dehidrasyon) Durumunda Hastanelerde Hangi Tedaviler Uygulanır?

Susuzluk (dehidrasyon) genellikle evde tedavisine devam edilebilen bir sağlık durumudur. Ancak bazı ciddi vakalar uzun süreli hastane yatışını gerektirebilir.

Hastanede uygulanabilecek tedavinin içeriği, Cleveland Clinic uzmanlarına göre aşağı yukarı şu şekildedir:

  • Damardan sıvı verilmesi
  • Elektrolit dengesizliğini takip etmek
  • Ateş takibi
  • Dinlenme

 

Bebek ve Çocuklarda Sıvı Kaybının
Belirtileri Nelerdir?

Bebek ve çocuklarda sıvı kaybının belirtileri hafif ve orta şiddetliden şiddetliye doğru bir seyir gösterir.

Aşağıda iki gruptaki belirtileri bulacaksınız.

Hafif ve Orta Şiddette Belirtiler

  • Bebek her zamankinden daha az oynar, daha az hareketlidir.
  • Daha az idrar yapar (yenidoğan bir bebeğin günde 6 ıslak bezin altına düşmesi susuzluk belirtilerinden biridir).
  • Dudakları kurur ve çatlar.
  • Ağlarken gözyaşları daha az akar ya da akmaz.
  • Bıngıldak içeri çöker.
  • Bebeğin ya da çocuğun dışkısı, susuzluğun ishal kaynaklı olması durumunda, sulu olur.
  • Çocuk başka nedenlerle susuzluk yaşıyorsa, bağırsak hareketleri azalır.

Şiddetli Belirtiler (Üstteki belirtilere ek olarak)

  • Aşırı huysuzluk
  • Aşırı uyku hali
  • Çökük gözler
  • Soğuk ve renksiz el ile ayaklar
  • Kırışık cilt
  • Günde bir veya iki kez idrara çıkma

 

Bebeğime Su Vermeye Ne Zaman Başlamalıyım?

Uzmanlara göre 6. aydan önce bebeklere su verilmemeli.

Dünya Sağlık Örgütü de özellikle anne sütüyle beslenen bebeklerin ilave su alımına ihtiyaçları olmadığını söyleyerek bunu destekliyor.

Anne sütü yüzde 80 oranında sudan oluştuğu için bebeğin ihtiyacı olan sıvı miktarını karşılar.

Formül mamayla beslenen bebekler ise mamaların içeriği nedeniyle sıvı ihtiyaçlarını giderir.

Yani, bebeğiniz anne sütü ya da formül mama veya her ikisiyle, olması gerektiği gibi besleniyorsa, yeterli oranda sıvı alımı konusunda kaygıya kapılmanıza gerek yok.

6 ay civarında ise, tabii ki doktorunuza da danışarak, bebeğinize yaklaşık 1 çay kaşığı oranında su verebilirsiniz.

Uzmanlar bu aşamada bebekte susuzluk ile su içme bağlantısının kurulabildiğini söylüyor.

Ama şunu hep aklınızda tutun: Bebeğin hala asıl su kaynağı anne sütü ya da formül mama.

Su içmek bir yenilik olsa da bebek sütü tercihe devam eder. Bazı bebeklerin suyun tadını alınca yüzü değişir, sanki başka bir lezzet arıyorlarmış gibi hayal kırıklığı yaşarlar. Bu durum da değişecek, sakın endişelenmeyin.

1 yaşına gelen çocuk istediği sürece normal beslenmesinin yanı sıra daha büyük miktarlarda su içebilir.

Peki neden bebeklere su vermek gerekmez?

Healthline uzmanları bu konuyu şöyle açıklıyor:

  • Bebeklerin mideleri çok küçüktür. Öyle ki yenidoğan bir bebeğin mide kapasitesi sadece 1-2 çay kaşığı kadardır. Yani su içirerek bir bebeğin midesinin dolmasına neden olursunuz. Ve bebek süt emmeyi ya da formül mamadan içmeyi istemez. Bu durum kilo kaybı ya da bilirubin seviyelerinin artışıyla sonuçlanabilir.
  • Yenidoğan bebeğe su vermek su zehirlenmesine yol açabilir. Yani bebeğin bedenindeki diğer besleyici öğelerin etkisi hafifleyebilir.
  • Fazladan su, bebeklerin böbreklerinin sodyum gibi elektrolitleri boşaltmasına neden olabilir. Bu durum elektrolit dengesizlikleri ile sonuçlanır.

 

Bebeklerde Sıvı Kaybının Zararları Nelerdir?

Sıvı kaybı bebek ve çocuklarda sık rastlanabilen bir durumdur.

Beslenme zorlukları, iştahsızlık, sıcak havalar, tekrarlanan hastalıklar gibi nedenler sıvı kaybına yol açabilir.

Sıvı kaybı bebeklerde pek çok belirtiye neden olur. Bunlar aynı zamanda dehidrasyonun bebek üzerinde yarattığı zararlardır.

  • Huysuzluk
  • Aktivite kaybı
  • Kuru ağız ve dudaklar
  • Ağlarken gözyaşının akmaması
  • Koyu renkli ve kokulu idrar
  • 6 saatten uzun süre bez ıslatmama
  • İçeri çökük gözler
  • Soğuk el ve ayaklar
  • El ve ayaklarda lekeli görünüm
  • Bıngıldağın içeri çökmesi
  • Kırışık cilt

 

Bebeklerde Susuzluğu Nasıl Engelleriz?

Bebeğiniz 6 aydan küçükse, anne sütü veya formül mama ile yeterince beslenmesine dikkat edin.

Bebekte bir hastalık durumu söz konusuysa, doktoruyla da konuşarak, daha sık beslenmesini sağlayabilirsiniz.

Bebeğiniz 6 aylıksa ya da daha büyükse, emzirmeye ya da formül mama vermeye devam edin. Katı gıdaya geçtiyseniz, doktoruyla da konuşarak, günde yaklaşık 120 ml su verebilirsiniz.

12 aydan küçük bebeğinize meyve suları, soda gibi içecekler vermemeyi önemseyin. Özellikle soda ve maden suları bebekler için uygun içecekler değildir.

 

Yenidoğan Bebekte Sıvı Kaybı Neden Olur?

Yenidoğan bebeklerde memeyi kavrama ve sütü çekme ile ilgili sorunlara sık rastlanır. Bu nedenle ebeveynler dehidrasyon ile ilgili kaygılara sürüklenir. Çok da haksız sayılmazlar.

Aşağıda yenidoğanlarda en sık karşılaşılan bazı dehidrasyon (susuzluk) nedenleri yer alıyor:

  • Bebeğin memeyi doğru şekilde kavrayamaması
  • Başlangıçta annenin sütünün yeterli oranda gelmemesi
  • Bebeğin mamayı biberonun memesinden çekememesi
  • Bebeğin sık sık ve yüksek miktarlarda çıkarması ya da kusması

 

Daha Büyük Bebeklerde Susuzluk Nedenleri

Daha büyük bebeklerde de susuzluk nedenleri yenidoğanlardaki nedenlere benzerdir.

Ayrıca hastalık durumları da bebeklerde susuzluğa yol açabilir. Grip, mide virüsleri, gıda intoleransı ya da alerjiler bebeğin bedeninde su dengesinin bozulmasına neden olabilir.

  • İshal
  • Kusma
  • Ateş
  • Terleme
  • Yüksek hava sıcaklığı

Bebeklerde Ağız Kuruluğu Ne Anlama Gelir?

Bebeklerde ağız kuruluğunun en temel nedenlerinden biri bebeğin susuz kalmasıdır.

Sıvı kaybı, bebek ve yetişkinlerde
ağız ve dudak kuruluğunun en önemli
nedenlerinden biridir.

Bebekler bedenleri için gereken sıvıyı beslenme yoluyla alır. Bu nedenle bebekte devam eden ağız ve dudak kuruluğu varsa yeterli beslenip beslenmediğini takip etmeniz gerekir.

Bu noktada bebeklerdeki ağız ve dudak kuruluğuna yol açabilecek etkenleri şu şekilde ele alabiliriz:

Beslenme Yetersizliği

Bebekler anne sütü ya da formül mama ile veya her ikisiyle bedenleri için gereken tüm besinleri alır.

6 aydan önce su içmesi önerilmeyen bebeklerin sıvı kaynağı da anne sütü ve formül mamadır.

Dolayısıyla bir bebeğin ağız ve dudak kuruluğu şikayeti varsa ilk akla gelen neden beslenmesinin yetersiz olup olmadığıdır.

Bebeğin büyümek ve gelişmek için ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin eksik olması, bağışıklığının düşmesine; ağız ve dudaklardaki nemin azalmasına yol açar.

Ayrıca demir eksikliği, A vitamini, çinko, C vitamini eksiklikleri de ağız ve dudaklarda kuruluğa neden gösterilebilir.

Tabii ki en doğru bilgiyi bebeğiniz özelinde değerlendirme yapan doktorunuzdan öğrenebilirsiniz. Bu nedenle devam eden ağız ve dudak kuruluğu için mutlaka doktorunuza danışın.

Bebeğin sıvı ihtiyacının artması

Çok sıcak havalar, terleme, kalın giyinme gibi koşullar bebeğin sıvı ihtiyacının artmasına neden olabilir.

 

Su, hücresel seviyedeki en önemli besin kaynağıdır.
Ve koşullara bağlı olarak bedenin su ihtiyacı artabilir.

 

Ağız ve dudak kuruluğu dehidrasyon ve artan sıvı ihtiyacı açısından belirgin bir göstergedir.

Ebeveyn ve bakım veren yetişkinler açısından uyarıcı nitelik taşır.

Bebeğin ağzı açık uyuması

Burun tıkanıklığı gibi nedenlerle ağzı açık uyuyan bebeklerde ağız ve dudak kuruluğu görülebilir.

Havanın sürekli ağızdan geçmesi; dudak, ağız ve boğaz bölgesindeki nemi kurutur.

Mevsimsel koşullar

Soğuk kış ayları, sıcak ve kuru havalar, şiddetli rüzgarlar ağız ve dudak bölgesindeki kuruluğun nedeni olabilir.

Ayrıca mevsime bağlı olarak gelişen alerjiler de bebeklerde bu bölgelerde kuruluğun nedenleri arasında yer alabilir.

 

Bebeklerin Günlük Sıvı İhtiyacı Nedir?

Bir bebek yaklaşık 6. ayına kadar tüm sıvı ihtiyacını anne sütü ya da formül mama yoluyla giderir. Anne Sütü yazımızda anne sütünün bebek için neden gerekli olduğuyla ilgili detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Yani bebeğin 6. aya kadar ilave su ihtiyacı yoktur.

Ancak bebek kusma, ishal gibi sağlık sorunları nedeniyle ciddi oranda su kaybedecek olursa, çocuk doktorunuzun gözetiminde bebeğe su vermek gerekebilir.

Bebek katı gıda dönemindeyse günde 1-2 çay kaşığı su, yine çocuk doktoru gözetiminde verilebilir. Çünkü katı gıdaya geçiş sürecinde de bebek anne sütü ve formül mama ile beslenmeye devam eder. Ve daha önce söylediğimiz gibi bebek sıvı ihtiyacını anne sütü ve formül mama yoluyla giderir. Ayrıca besinlerin (sebze ve meyve) içeriğindeki küçük miktarlarda sıvıyı da alır.

Bebeğin günlük içtiği anne sütü ve ya da formül mama miktarı azalmaya başladığında bebeğin ihtiyaç duyduğu sıvı miktarını aldığından emin olun. Bu nedenle bebeğin yediği meyve ve sebzelerin içeriğindeki su ile içtiği az miktarda su önemli.

Ve özellikle sıcak havalarda bebeğin aldığı sıvı miktarını artırmaya özen gösterin. Bu demektir ki emzirme ve formül mama oranlarınıza dikkat edin.

Emzirme ve formül mama dönemi geride kaldıysa, özellikle sıcak havalarda dışarı çıkarken yanınızda mutlaka bebek için su bulundurun.

 

Emzirilen Bebeklerde Su Kaybı

Bebeklerin vücudunun yaklaşık yüzde 75’i sudan oluşur. Bazı uzmanlar yenidoğan bebeklerde bu oranın yüzde 90’ları bile bulabileceğini söyler.

Su, insan bedeninin en önemli bileşeni. Hem yetişkinler hem de bebek ve çocuklar için çok önemli.

Ancak sıvı düzeyini yetişkinlere oranla korumakta zorlanmaları; bebeklerin bedenindeki sıvı miktarı ile ilgili önemli konu.

Peki neden?

Bir bebek idrar, terleme, ağlama, kusma ve hatta nefes alma yoluyla bile su kaybeder. Bu normaldir. Ve kaybettikleri sıvıyı anne sütü ya da formül mama ile yani beslenmeyle yerine koyarlar.

Ancak bazen beslenme sıvı kaybını gidermek açısından yeterli olmaz.

Biberon ile bebeğin beslenmesini takip etmek kolay. Anne sütünde ise işler biraz karışır.
Bu nedenle özellikle anne sütüyle beslenen bebeklerde aşağıdaki işaretleri takip etmek sıvı kaybı olup olmadığını belirlemek açısından önemli.

  • Bebeğin günde ıslattığı bez sayısı 6’dan az mı?
  • İdrarı koyu renkli mi? Kokuyor mu?
  • Ağzı ve dudakları kuru mu?
  • Cildi kuru ve kırışık mı?
  • Bebek huzursuz mu?
  • Ağladığında gözünden yaş gelmiyor mu?

Yukarıda sıraladığımız belirtiler varsa bebeği hemen bir sağlık kuruluşuna götürmeniz ve profesyonel destek almanız gerekir.

Gebelikte Bebeğin Susuz Kaldığı Nasıl Anlaşılır?

Gebelik sırasında bebeğin yaşam destek sisteminin en önemli parçalarından biri amniyotik sıvıdır.

Amniyotik kesenin hemen ardından oluşan amniyotik sıvı kas, ciğer, uzuv ve sindirim sisteminin gelişiminde destek sağlar. Ayrıca,

  • Enfeksiyonlara ve ani darbelere karşı bebeği korur (örneğin çarpma, düşme vs.).
  • Rahim içi sıcaklığı sabit tutar.
  • Bebeğin rahim içinde rahatça hareketini sağlar ve bu şekilde bebeğin kas-iskelet sisteminin gelişimine destek olur.
  • Bebeğin oksijenlenmesini sağlar.

Gebeliğin herhangi bir döneminde amniyon sıvıda çeşitli nedenlerle azalma olabilir. Doktor kontrollerinde ultrason yoluyla tespit edilen bu durum çeşitli şekillerde kendini gösterebilir.

Yani gebelikte aşağıdaki durumlarda bebeğin susuz kaldığından şüphe edilebilir:

  • Annenin suyunun gelmiş olması
  • Bebeğin anne karnında hareketlerinin azalması
  • Annenin karnının gebelik haftasına göre küçük olması

Yukarıda sıraladığımız durumların herhangi birinden şüphe duyuyorsanız mutlaka doktorunuzla iletişime geçmeniz ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir. Size kendi sağlığınız ve bebeğinizin sağlığıyla ilgili en doğru bilgiyi doktorunuz verecektir.


Umarım size fayda sağlayan bir içerik okuduğunuzu düşünüyorsunuzdur ve yorumlarınızla katkıda bulunursunuz. Deneyimlerinizden faydalanmak bizi mutlu edecek ve kendimizi geliştirmemizi sağlayacaktır. Teşekkürler.

Kaynaklar: healthline.com, clevelandclinic.org, whattoexpect.com, babycenter.com, mayoclinic.org

 

 

 

0 Shares
You May Also Like

Bebeklerde D Vitamini

Bebeklerde D vitamini kullanımı her zaman çok konuşulan konulardan biri. D vitamininin bağışıklık ile yakın ilişkisi onu özellikle…